EGZERSİZ UZMANLARI İÇİN "İYİ BİR ÖĞRENEN OLMAK" ve 10 ÖNERİ



1. BEYNİNİZİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN ONA ZAMAN AYIRIN!

İnsan beyni, yaşlandıkça bile şaşırtıcı bir uyum ve değişim kapasitesine sahiptir. Bu yetenek, nöroplastisite olarak adlandırılır. Aslında uygun uyarım durumunda beyin, mevcut bağlantılardan sonra yeni sinir ağları oluşturabilir ve sürekli değişen şekillere uyum sağlayabilir. Bu süreçte kişi, nöroplastisitenin doğal gücünü kullanarak bilişsel işlevlerini artırabilir, yeni bilgiler öğrenme yeteneklerini geliştirebilir ve her yaşta hafızasını geliştirebilir.

2. STATÜYE MEYDAN OKUYUN!

Hafıza da kas gibidir. Bir birey beynini ne kadar çok çalıştırırsa bilgiyi o kadar iyi işleyebilir ve hatırlayabilir. Bununla birlikte, tüm faaliyetlerin eşit önemde olmadığının farkında olmak da önemlidir. Sonuç olarak beyin için en iyi aktiviteler, bir kişinin rutinini bozan ve onu yeni beyin yolları geliştirmeye ve kullanmaya zorlayan aktivitelerdir. Bu bağlamda, bireyler, tam ve yakından ilgilenmelerini gerektiren, onlara yeni bir şeyler öğreten, yeteneklerini geliştirmelerini sağlayan ve kişisel olarak tatmin edici faaliyetlerde bulunmalıdır.

3. ÇABALAYIN!

Fiziksel olarak aktif olmak beynin zinde kalmasına yardımcı olur. Egzersiz beyne taşınan oksijen miktarını artırmakla kalmaz, aynı zamanda bireyin kardiyovasküler hastalık ve diyabet gibi hafıza kaybına yol açabilecek bir rahatsızlığa yakalanma riskini de azaltır. Muhtemelen egzersizin beyin fonksiyonu ve öğrenme üzerindeki en önemli rolü, büyüme hormonlarını ve yeni sinir bağlantılarının üretimini artırarak nöroplastisite üzerindeki etkisidir.

4. UYKUNUZ ÖNEMLİDİR!

Uyku, öğrenme ve hafıza için çok önemlidir. Araştırmalar, uykunun en derin aşamalarında meydana gelen bellek güçlendirici aktivite için gerekli olduğunu gösteriyor. Önemli olan, bir kişinin alabileceği uyku miktarı ile en iyi şekilde çalışması için ihtiyaç duyduğu miktar arasında büyük bir fark olduğunun farkında olmaktır. Bu bakımdan uykusuz kalmamak için ortalama bir yetişkinin her gece 7,5 ila 9 saat uyuması tavsiye edilir.

5. İNSANLARLA İLETİŞİMDE OLUN!

Bir araştırma topluluğu, anlamlı arkadaşlıklara ve güçlü bir sosyal destek sistemine sahip olmanın, sadece bir kişinin duygusal sağlığı için değil, aynı zamanda beyin sağlığı için de hayati önem taşıdığını ortaya koymuştur. Örneğin, en yüksek düzeyde sosyal bağlantıya sahip bireylerin en yavaş bellek düşüşü yaşadıkları gösterilmiştir. Başka bir deyişle, insanların insanlara ihtiyacı vardır - onları önemseyen insanlara, bir bağ duygusu hissettikleri insanlara ve bir ihtiyaç ortaya çıktığında duygusal destek sağlayacak insanlara ihtiyacımız vardır.

6. STRES YÖNETİMİ

Stres, beynin en kötü düşmanlarından biridir. Kronik stres zamanla sadece beyin hücrelerini yok etmekle kalmaz, aynı zamanda beynin yeni anıların formüle edildiği ve eski hatıraların dönüştürüldüğü bölge olan hipokampusa da zarar verir. Araştırma ayrıca kısa vadeli stresi, öğrenme ile ilişkili alanlarda beyin hücresi iletişiminin önemsizliği ile ilişkilendirmiştir. Kişilere streslerini yönetmeleri için verilen ipuçları arasında içine atmak yerine duygularını ifade etmek ve iş ile boş zaman arasında sağlıklı bir denge kurmaya çalışmak yer almaktadır.

7. HAYATIN DİZGİNLERİNİ ELİNİZE ALIN!

Daha iyi öğrenen olmak isteyen insanlar, öğrenmeye kendini adamış bireyler olmalıdır. Bu nedenle sorumluluk almayı hayatlarına yatırım yapmak olarak görmelidirler. Bir öğrenme modunda olmak için bir tutku ve zevki olmalı, yeni fikirlere, bilgilere ve durumlara açık olmalıdırlar. Deneyimlerini kucaklayarak ve onlardan bir şeyler öğrenerek beyinlerini ara sıra uyku halinden çıkarmanın değerini görmelidirler. Öğrenmek için zaman ayırmalılar.

8. DİKKATİNİZİ VERİN!

Bireyler öğrendikleri bir şeyi hatırlayamazlar. Dahası, yeterince dikkat etmezlerse bir şeyi öğrenemezler. Araştırmalar, kişinin bir bilgi parçasını hafızasına işlemesinin yaklaşık 8 saniye yoğun odaklanma gerektirdiğini göstermektedir. Bireylerin düşüncelerini ve eylemlerini planlamasını, izlemesini ve düzenlemesini sağlayan dikkat, genellikle öğrenme sürecinin ilk adımı olarak kabul edilir.

9. DAHA AZ GİDİLEN YOLDAN GİT!

Bireyler pasif bilgi alıcıları değil, aktif öğrenenler olmalıdır. Bu bağlamda, fikirleri ve deneyimleri arasında var olabilecek herhangi bir mantıksal bağlantıyı daha iyi anlamalarını sağlayacak şekilde bilgiyi açık, rasyonel ve sistematik bir şekilde işlemelidirler. Ayrıca yaşam kalitelerinin ve bununla ne yaptıklarının, kendilerini alanlarındaki diğer bireylerden farklılaştırma yeteneklerine bağlı olabileceğinin farkında olmalıdırlar. Bu durumda, daha iyi bir öğrenen olmak, başarıya giden bir kapı olabilir.

10. DOYMAYAN BİR OKUYUCU OLUN!

Okumak birkaç nedenden dolayı önemlidir. İnsanların yeni bir şeyler öğrenmelerine, odaklanma ve konsantrasyon seviyelerini geliştirmelerine ve yaşamlarında yön sağlamalarına yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda onlara zihinsel sağlıklarını geliştirme ve bilişsel gerilemeyi önleme fırsatı da verir. Ne yazık ki araştırmalar ortalama bir Amerikalı'nın günde sadece 16.8 dakika okuduğunu gösteriyor - tipik bir kişinin televizyon izleme süresi olan günde 166.2 dakika ile karşılaştırıldığında oldukça sönük kalan bir sayı.



James A. Peterson, Ph.D., FACSM

Çeviri: Mehmet ZOZİK

28 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör